:: Yararlı Linkler
 
 Son Depremler (1990)
 Emekli Sandığı (1622)
 Sınav Sonuçları (1442)
 Motorlu Taşıtlar Vergisi (3386)
 İnternet Vergi Dairesi (1279)
 E-Devlet Türkiye (1236)
 SSK Hizmet Dökümü (1591)
 Tc Kimlik No Sorgulama (1352)



Artvin
Artvin

 


  SSS SSS  Forumu Ara   Takvim   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Şubat'da köy Başkadır...(Hüseyin ALTUN) 25/12/2006

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
Arsima Açılır Kutu Gör
Yeni Üye
Yeni Üye
Arsima

Kayıt Tarihi: 19.Ocak.2009
Şehir: Rize
Yaş: 25
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 18
  Alıntı Arsima Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Konu: Şubat'da köy Başkadır...(Hüseyin ALTUN) 25/12/2006
    Gönderim Zamanı: 05.Şubat.2009 Saat 19:03
 Köyümüzün hakkında yazı yazmam istendiğinde köyde olduğum süre gözlerimin önünden bir film şeridi gibi geçti .Köyde ki yaşamımızın bir kesitini mi aktarayım yoksa genel bir değerlendirme mi yapayım diye düşünüp durdum…

     Şaliklerin düşünüşü ile düşünüp kabitav’dan,kışladan mı….başlayayım,yoksa Gağmigiller gibi düşünüp Gomttan mı başlayayım,yoksa gulogiller gibi düşünüp Mağalatan mı başlasam yoksa parkigillar gibi düşünüp zakattan mı  başlayayım ,ya da hanogil gibi düşünüp Miaçaçtan mı başlayayım…

     En sonunda köyümüzde insanların en yoğun olduğu dönemin bir kesitinden başlamaya karar verdim 1960-1970 yılları arası şubat ayını anlatayım diye düşündüm çünkü bu ay gençlerin iple çektiği aydı.Köyde ki genç kızlar okullarda ki  sevdalılarını dört gözle beklemekteydiler.Yün taranacaksa taranacak eğrilecekse eğrilirdi.Genellikle cumartesi Pazar beklenirdi ırgatlık o zaman yapılırdı.5numara gaz lambası ışığında yün taranmaya başlanırken deli kanlılar pencerede veya kapıda yerlerini alırlardı sevdiği kızı tam karşısına alacak pozisyon bulurlardı sonra maniler türküler söylenirdi. Hane reisi ıragata patatesi varsa patates pişir yoksa meyve ya da furuç verirdi.Erkekler pişen patatesi çalarak eğlenceyi renklendirirdi…

     Irgatın olmadığı geceler ise medresede toplanılırdı….Orta yaş ve üzeri erkekler yatsı namazını kıldıktan sonra caminin medrese kısmında toplanırdı.Gençler her akşam bu medresede toplanırdı Buraya  gelenlerin belli yaşı ve olgunluğu vardı.bu olgunluğa ve yaşa ulaşamayanlar medreseye alınmazdı medrese  ikinci bir okuldu burada siyasi olaylar tartışılır görüşler beyan edilirdi sonra aşklar sevdalardan bahsedilir sevdiğimiz kıza ulaşmanın çeşitli yolları aranırdı…

     Medreseye yeni gelenlere çeşitli karşılamalar yapılırdı.En olağanı ise 5 numara lamba söndürülür kapı kapatılır önceden hazırlanan su dolu güğümler faaliyete geçerdi yeni gelen üye bir güzel ıslatılırdı .Kimin ne yaptığı meçhul olurdu.Lamba yakılır soba odunla doldurulurdu ıslanan yeni üye kurutulurdu…

   Medresenin  de bazı kuralları vardı bu kurallara uymayanlar kurulan mahkemede yargılanır cezası kesilirdi cezayı ödeyemediği zaman cezanın ağırlığına göre Mihrali Eminin kürününe basılırdı Kurun 3 hücreden oluşurdu suyun aktığı kısım hafif ceza için,orta düzey cezalar için ikinci kısım,ağır cezalar için üçüncü hücre kullanılırdı çünkü bu hücrenin üzeri don olurdu kırılıp içine öyle konulurdu cezalı üye…

     Suya basma dediğimiz bu olayda çeşitli kurallara tabii idi suya basılacak kişi merasimle hazırlanan kızağa konur kürünün başına kadar götürülür son isteği sorulur eğer cezası öderse sudan kurtulurdu Ödemezse  kürüne basılırdı direnen kişi ise bütün gençler seferber olur zorla götürülür cezası infaz edilirdi.medrese de bir kişi sobayı çok iyi yakar ıslanan kişi kurutulurdu….Maddi olarak toplanan paralarla harfana yapılırdı…tabi ki medrese olayı daha geniş anlatılır ama ön yazı için yeterli olacağını sanıyorum…

     Gündüzleri de bir hoş olurdu.Komunardinda ki Rakuna,toplantı merkezimizdi.burada çeşitli iddialar olurdu en çok evli erkekler ile bekar erkeklerin güreşmesi olurdu Napızarda(Şahbender Dayının tarlası) güreş tutulurdu.Cuma günleri napızar güreş meydanı halini alırdı Ahaldabadan Karavattan ve çeşitli köylerden gelenler olurdu  ve gelen kişilerle güreş tutulurdu güreşler köyler arasında bir yarış halini alırdı çok iddialı güreşler olurdu…

    On beş günlük yarı tatili bitimine doğru hazırlıklar yapılırdı.Çıkış hüzünlü olurdu çünkü gençler hem sıcak yuvasından hem de sevgilisinden ayrılıyordu…Köydeki canlılık yavaş yavaş yerini sessizliğe bırakırdı böyle karmaşık duygular içersinde Şubat ayı geride bırakılırdı...

    Şavşat’ta  eğitim görenlere haftalık puğaça pişirilir bir stil ve kolopa yoğurt Hazırlanırdı Pazar günü öğleye doğru köyden çıkış başlardı…Şavşat dışında  eğitim görenler çoğunlukla Cılavuz a gidecekler gurup halinde hazırlanır  Sahara Dağını yaya olarak geçerlerdi bu geçiş günü çok hey canlı olurdu köyde ki yakınları endişeyle beklerlerdi çünkü dağda tipi yüzünden boğulanlar olurdu Sahara sağ salim geçilince  aileleri bir huzur ve sevinç kaplardı……….

Arsima
Yukarı Dön
yagmuryureklim08 Açılır Kutu Gör
Yeni Üye
Yeni Üye
yagmuryureklim08

Kayıt Tarihi: 07.Şubat.2009
Şehir: Artvin ŞAVŞAT
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 6
  Alıntı yagmuryureklim08 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 10.Şubat.2009 Saat 21:01
böyle bir anıyı bizimle paylaştığınız için çok teşekkür ederiz devamını bekleriz
Yukarı Dön
mc_batu Açılır Kutu Gör
Yeni Üye
Yeni Üye
mc_batu

Kayıt Tarihi: 04.Mart.2009
Şehir: Denizli
Yaş: 21
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 3
  Alıntı mc_batu Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 04.Haziran.2009 Saat 22:16
Efkâr tepesine çıkıp,bakınca,
Bambaşka görünür,Şavşat ilçesi,
Sevgi kökünü, her an ekince,
Coşar, Artvin''in bu şirin ilçesi...


Festivali meşhur,Sahara Dağı,
Ormanı,havası ve soğuk suyu,
Bulunur devamlı peyniri,yağı,.
Neşe kaynağıdır, bahçesi bağı...

Karagöl''ü güzel , orman içinde,
Bir tarafı Kaçkar Dağı''na bakar,
Balık , gül kokusu türlü biçimde,
Büyülü güzellik insanı yakar....


Ormanı,yeşili çok temiz suyu,
Okuma oranı, yüksek insanı,
Paylaşmaktır, onun en iyi huyu,
Gömersin toprağa, derdi,tasanı,.



Yazın, cıvıl ,cıvıl kuşları öter,
Dolar taşar her gün Baba ocağı,
Bir yıllık yorgunluk, tatilde biter,
Doyumsuz uyumak Ana kucağı...


Kışın Nene,Dede yanlız başına,
Özlemleri çok,burnunda tüter,
Acı biber katılır, hep aşına,
Gönüller hüzünlü, hâr olup biter...


Sanayi yok,her tarafa göç alır.
Gözler yollardadır, ekmek parası,
Ayrı olsada kalp yerinde kalır,
Bitmiyor yıllarca, gönül yarası...


Ferhan der çekilmez sıla özlemi,
Gözyaşımı ,coşkun çoruh''a saldım,
Keşfetmek gerek, büyülü gizemi,
Çaresizim,yaban ellerde kaldım...
Alaca karanlığı sevmem ben, ya gündüz olmalı ya gece. Kurşun ya alnından vurmalı yada namluda kalmalı. Yar dediğin ya senin gibi olmalı yada hiç olmamalı.
Yukarı Dön
mc_batu Açılır Kutu Gör
Yeni Üye
Yeni Üye
mc_batu

Kayıt Tarihi: 04.Mart.2009
Şehir: Denizli
Yaş: 21
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 3
  Alıntı mc_batu Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 04.Haziran.2009 Saat 22:19
Kokulu toprağını
Hormonsuz bağını
Sahara ''nın dağını
Özlüyorum köyümü


Sevgi dolu insanı
Bitmeyen asil kanı
Biriktirdim çok anı
Özlüyorum köyümü

Şehir aldı her şeyi
Şimarıktır hep bey''i
İşleri çözer dayı
Özlüyorum köyümü

Karma kültür sürünür
Açarsan kel görünür
Kimi alçak sürünür
Özlüyorum köyümü


Aynı yer kapı çitli
Gönüller hep kilitli
Kopar uc uca ekli
Özlüyorum köyümü


Geri verin köyümü
Göremedim önümü
ALLÂH bilir sonumu
Özlüyorum köyümü


Eski köyüm burda yok
Söylenecek şeyler çok
Aç''ı bilmez gezer tok
Özlüyorum köyümü


Şavşat ta kuçen köyüm.
Yaş doldu iki gözüm.
Kaybolmasın hiç özüm.
Özlüyorum köyümü.


Kültür tam gaz yozlaştı
Kıyamet mi yaklaştı
Ferhan her şeye alıştı
Özlüyorum köyümü...
Alaca karanlığı sevmem ben, ya gündüz olmalı ya gece. Kurşun ya alnından vurmalı yada namluda kalmalı. Yar dediğin ya senin gibi olmalı yada hiç olmamalı.
Yukarı Dön
MutineeR Açılır Kutu Gör
Moderatör
Moderatör
MutineeR

Kayıt Tarihi: 23.Ocak.2009
Şehir: İstanbul
Köy: Küplüce
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 39
  Alıntı MutineeR Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 05.Haziran.2009 Saat 14:09
teşekkürler , gerçekten çok güzel yazılmıs..
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Copyright © 2008-20012 Savsatli.Com
Tasarım ve Programlama Fatih Aytekin Tarafından Yapılmıştır.
Untitled Document 21 Mayıs 2011 tarihinden itibaren tekil giriş 25665 çoğul giriş 40571 bugün tekil giriş 4 çoğul giriş 4 toplam sayfa gösterimi 154166 online kullanıcı 1