Suloban - Pınarlı
2000 Yılı Nufus Bilgisi: 1.066 kişi (2000 nüfus sayımı
Artvin"e uzaklığı: 94 km
Şavşat"a Uzaklığı: 29 km
Muhtar: Cahit Durak
Batısında 100 kadar haneden oluşan Yoncalı köyü (Sıhıya) ve Çığdibi, Kuzeybatısında Sakat Dağı, Doğusunda Meşeli köyü, Dikilitaş ve Çift Doruklar güneyinde Köprübaşı kuzeyinde ise Oboşur dağ silsilesi ve Kapulukaya yer alır. 1927 yılında bütün ilçe ve köy isimleri değiştirilirken Suloban adi de Pınarlı olarak değiştirilmiştir. 1850"lerde 70 haneli bir köydü. Köy eskiden daha alt tarafta iken nüfusun kalabalıklaşması ve 1900’lü yılların başında meydanlar tarafındaki ormanlarda yaşanan büyük yangın sonrası boşalan yerlere yapılan evler sebebiyle geniş bir alana yayılmıştır. Köy dağınık ve engebeli bir arazi üzerine kurulmuş mahallelerden oluşur. Köyün merkezi okul, sağlık, ocağı, ( eskiden postane) bakkalların bulunduğu yerdir.
Eski adlarıyla anılan mahalleler şunlardır. Meydanlar, Alagözgil, Baskallar, Haberler, Tulazeler, Gürzeller, Peranet, Demircigil, Kahvecigil, Qunelar, Boqosman, Hocagil, Sisiggil, Yazıcıgil, Şulbat mahalleleridir.
Pinarli köyünde çiftçiliğe elverişli arazi yok denecek kadar azdır. Köyün sahip olduğu sulak alanın bol olması hasebiyle çayır açısından zengin sayılır. Nüfus yapısı sağlam bünyeli ve iri yapılı insanları nedeniyle komşu köylerdekiler darb-i mesel olarak (sulobanli) Pinarlılı gibi olmak deyimi kullanılmaktadır.
Arsiyan ve Karcal dağlarından gelen sert ve dondurucu rüzgarlar bu köy üzerinden geçer. Kuzeydeki Arsiyan dağları nedeniyle kış mevsiminde çok kar düşer köyde ilkbahar mevsimi bu nedenle geç başlar. Arsiyan dağının bir kolu olan Cin Dağı ve Çiğdibi yaylalarından gelen bol sular köyün bütün arazisini suladıktan sonra alt tarafta Arsiyan suyu olarak birleşip merkez Velikoy bucağından geçerek Çoruh’a karışır. Köyde bol su ve pınarlar bulunur bu nedenle yeni adı Pınarlı köyüdür. Eski adi Sulobandır. Balıklıgöl, Dana gölü, büyük ve küçük Şırata gölleri, Kız gölü, Boğagölü gibi birçoğunda Alabalık yaşayan su kaynakları vardır. İklimi sert olduğu için bu göller civarında sivrisinek olmaz bu nedenle sıtma hastalığına neredeyse rastlanmaz. Köyun Boqosman taraflarında çam, ladin, köknar, kavak, kayın, söğüt meşe ağaçlarından müteşekkil geniş ormanlar vardır.
Halkın hemen hemen hepsi ahşap evlerde oturmaktadır ama büyük Şehirlerde oturan genç nesil memleketlerinde briket ve tuğladan binalar yapmaya da başlamışlardır. Köy arazisi hayvan otlakları bakımından zengin olduğu için genelde hayvancılık yapılmaktadır. Bu nedenle yaylacılık yörede çok rağbet görmektedir. Köyümüzde aile tipi hayvancılık yaygındır. Bu konuda son yıllarda köy halkının büyük bir çabasıyla kurulan kalkınma kooperatifi çok büyük başarılara imza atmıştır. Köyümüze 400 çıvarında yüksek verimli kaliteli büyük baş hayvan getirilmiştir. Buna bağlı olarak köydeki hayvan büyük baş hayvan popülâsyon da iyileşme sağlanmıştır. Artık köylü sütünü satar hale gelmiştir. Köy gibi yayla arazisi ve manzarası da çok güzeldir. Taşlı yayla. Cin Dağı, Welat ve Eskikışla köy halkının bahar ve yaz aylarında çıktığı yaylalardır.
Pınarlı halkı, Şavsat köyleri arasında neşeli olmalarıyla tanınırlar. Zeki becerikli çalışkan ve misafirperver bir mizaca sahiptirler. Eğitim ve ekonomik alandaki ihtiyaçlar nedeniyle genç ve orta yaş nüfusunun neredeyse tamamı gurbettedir. Yurt dışına da dağılmış bulunan köylülerin çoğu yurt içinde Istanbul (Bahçeli evler, Şirinevler, Bağcılar, Sefaköy, Esenler, Ümraniye) Bursa (Yıldırım, İnegöl) ,İzmir, Ankara, Adapazarı, Kocaeli (İzmit, Gebze) Samsun ve Rize gibi illerde ikamet etmektedirler. 6 ve 7. aylarda başlayan biçim dönemi gurbetteki nüfusun memleket hasretinin geçici de olsa bittiğinin müjdecisidir. Yerel festivallerle de renklenen bu memlekete kavuşma heyecanı kuzunun koyuna katılması gibidir. İş ve öğretim hayatinin elverdiği süre içerisinde memleketlerinde kalanlar için bu süre en büyük bayram sevinçlerinden bile öte bir anlam taşımaktadır.
Selçuk Aydın