At Avrat Silah Meselesi
Yazar |
: Özen KIRAÇ |
Okunma |
: 1430 |
Tarih |
: 06 Mayıs 2009 22:32 |
At, avrat, silah…
Üçü de Doğu ve Güneydoğu da çok önemlidir… Her hangi biri için göz bile kırpmadan adam vurulur… Çünkü cehaletin kol gezdiği yerlerde, bir yere ait olabilmenin, yani aitlik duygusunun yarattığı şehlerin, dervişlerin, toprak ağalarının ve türevlerinin görülmesi ve onların tek sözü ile töre cinayetlerinin işlenmesi bizim gibi- özellikle ülkemizin doğusunda kol gezen -cahilliğin bol olduğu ülkelerde insanı şaşırtmaz… Sadece düşündürür. Bu, ne ilk, ne de son cinayet olmayacağı için bir müddet sonra unutulup gider.
At, avrat, silah demiştim ya.
Bakın Mardin'in Mazıdağı İlçesi, Bilge Köyü'nde 4 Mayıs tarihinde gerçekleştirilen ve 44 cana mal olan töre katliamının zanlıları; Abdülkadir Çelebi, 4 oğlu ve 3 akrabası olayı nasıl anlatılıyor;
‘Göç nedeniyle köyde sadece korucuların kalmasından sonra gidenlerin toprakları, korucu aileleri arasında paylaşıldı. Ancak, kendilerine az arazi verildiğini ve haksızlığa uğradığını iddia eden Abdülkadir Çelebi, köye yeniden dönmek isteyen ailelere tepki gösterdi. Eski muhtar Hamit Çelebi ile yeni muhtar Cemil Çelebi ise akrabalarının köye dönüşünü destekledi.’
Yani sorun sadece avrat değil, toprak da var işin içinde… Toprak niye lazım? Günümüz koşul ve teknolojisine göre atın yerini tutan ‘araba, cip, traktör v.s.’ gibi araçların alınması için…
Toprak güç demek, para demek çünkü… Toprak ağası böyle olunuyor, tek sözü ile töre cinayeti böyle işletiliyor…
Zanlıların ifadelerinin devamı söyle;
"Eski muhtar Hamit Çelebi ile yeni muhtar Cemil Çelebi'nin ailesinden biri, bizim ailemizden bir kıza tecavüz etti. Bunun üzerine biz de o ailedeki kızın, (öldürülen Sevgi Çelebi) bizim ailemize gelin verilmesini istedik. Ancak bu kızı bize vermedikleri gibi gidip düşmanımız olan aileye verdiler. Biz de hepsinin soyunu kurutmak için, çoluk, çocuk, halime kadın dinlemedik, hepsini öldürdük…’
İşte katliamın diğer sebebi, avrat meselesi...
Silaha gelince; silahlar, devlet tarafından verilen ve bölgedeki teröre karşı köy halkının koruması için koruculara sağlanan kalaşnikoflar… Oysa Köy halkı kalmamış ki, köy korucuların...
Çünkü bölgede terörizm var… Bölgede törerizm var… Bölgede cahillik, cehalet ve bu cehaletin verdiği ‘cahil cesareti’ var… Bölgede fakirlik var… Bölgede katliam var…
Cahillik, fakirlik, yoksulluk, insani terörist de yapıyor, törerist de…
Bölgede at, avrat, silah için gözünü kırmadan katliam işleyenler var...
Arada İstanbul'da, Boğaz manzarasında rakı-balık yaparken, İzmir’de, Kordon’da meltem esintisi eşliğinde bir barda biralarımızı yudumlarken, Doğu’da Sevgi’lerin öldüğünü unutmamak lazım… Hatırladıkça, bizi yönetenlere hatırlatmak lazım…
Biz unuttukça Doğu’da sevgi ölür… Biz bana ne dedikçe; Doğu da cehalet büyür… Biz kendimizi sadece İzmir ve İstanbul’a ait gördükçe, Doğu kendini törelere, terörizme ait görür… Böylece terörizim de törerizim de büyür… Medeniyetimizin sığınağı olan İstanbul’a da sıçrar, İzmir’de de görülür…
At için, avrat için, devletin kalaşnikof silahları ile insanlar ölür…
Çünkü köy enistütüleri kapatılıp, iman hatipler türeyeli çok olmuştur… Sonuç; cehalet… Çünkü toprak reformu yapılmamıştır… Sonuç; Devletin olmadığı yerde, kendini devlet sanan; Toprak ağaları, şehler, dervişler…
Unutursak, unutturursak, gün gelir sorarız kendimize;
‘Biz nerede yanlış yaptık?’ diye…
Özen Kıraç
 |
Bu Yazarın Önceki Yazıları |
Son Haberler |
 |
|
|
|
|