İsrail askerleri, Gazze üzerindeki ablukayı yarmak için yola çıkan 7 yardım gemisinden oluşan filoya askeri operasyon düzenledi
İsrail'den yine alçakça katliam
İsrail askerleri, Gazze üzerindeki ablukayı yarmak için yola çıkan 7 yardım gemisinden oluşan filoya askeri operasyon düzenledi
İsrail askerleri, Gazze üzerindeki ablukayı yarmak için yola çıkan 7 yardım gemisinden oluşan filoya bu sabaha karşı (31 Mayıs) denizden ve havadan saldırdı. Gemilerde yedi yüz kişi bulunuyor. İsrail insani yardım taşıyan filoyu uzun süredir abluka altında tutuyordu.
Ölü ve yaralı sayısı konusunda çeşitli kaynaklar farklı bilgiler veriyor. Sözgelimi, İsrail Ordu Radyosu ve 10 adlı TV kanalı, 16 kişinin öldürüldüğünü, 30′dan fazla yaralının olduğunu belirtti. Ölü sayısının çok daha fazla olduğu sanılıyor.
Yardım filosu uluslararası sulardayken ve Gazze kıyılarına sadece 65 kilometre uzaktayken saldırıya uğradı.
Filo’ya eşlik eden ve “Rotamız Filistin, yükümüz İnsani Yardım” kampanyası kapsamında yardım gönüllülerini taşıyan
Mavi Marmara gemisindekilerin gönderdikleri fotoğraflar ve kamera çekimlerinde, gemiye çıkan ve üzerlerinde uçan helikopterlerdeki İsrail askerleri görülüyordu.
El Cezire’den
Jamal Elshayyal, İsrail komandolarının operasyon boyunca ateşli silah kullandıklarını ve hedef gözeterek öldürme amaçlı ateş ettiklerini Mavi Marmara’nın güvertesinden bildirdi.
İsrail Ordu radyosu önce,
“güvertedekilerin kesici nesneler taşıdıklarına emin olduktan sonra” ateş açtıklarını söyledi. Sonra daha da ileri giderek, gemilerdeki insanların
“ateş açtığı“nı öne sürdü. Hatta, eylemcilerin gemilere inen askerleri linç etmeye hazırlandıklarını bile iddia edebildi! Bir İsrailli subay,
“Çok iyi planlanmış bir linç gibiydi. Bu kişilerin, barış eylemcileriyle hiçbir ilgisi yok” dedi. Bu tıpkı işkenceyle katlettikleri insanların kafalarını duvarlara vurarak kendilerine zarar verdiklerini söyleyen Türk devletini hatırlatıyor.
Filonun örgütleyicisi “
Özgür Gazze Hareketi” sözcüsü, komandoların gemilere saldırır saldırmaz ateş açtıklarını açıkladı.
Ayrıca filonun, kendilerini
Ashdod’da bekleyen gazetecilerden kurtulmak için İsrail’in
Hayfa Limanı’na çekildiğini belirtti.
Daha önce
İsrail Donanması, Mavi Marmara’nın kaptanıyla bağlantı kurmuştu. Bundan kısa bir süre sonra, iki İsrail gemisi filoyu iki yanından çevirerek ona epey yaklaştı.
10 bin ton insani yardım taşıyan filonun organizatörleri, gemilerinin yönünü çevirip gece boyunca çatışmadan kaçınmaya çalıştılar. Bütün yolculara can yelekleri dağıtıp onların güvertede kalmalarını istediler.
El Cezire muhabiri,
Ayman Mohyeldin’in
Kudüs’den bildirdiğine göre, İsrail saldırısı tam bir sürpriz olmuştu:
“Bu gemilerin güvertelerinden yansıyan şimdiye kadarki bütün görüntüler, gönüllülerin tıbbi yardım taşıyan barışçı siviller olduğunu açık bir şekilde kanıtlıyordu. Bu yüzden uluslararası kamuoyunun bu türden bir çatışmaya neyin yol açabildiğini öğrenmesi sürpriz olacaktır”.Bu vahşi ve gözüdönmüş saldırı, dünyanın her yanında barbarlık olarak nitelenerek protesto gösterileriyle lanetleniyor.
Zaten sorun, yardım malzemelerinin Gazze’ye ulaştırılıp ulaştırılmaması kadar “
basit” ve yalın değil.
Büyük kapatılma
“…Yaşamayanın tahayyül etmesi çok zor biliyorum. Ama İsrail’in ana çıkış ve giriş noktası olan Ben Gurion Havaalanı’nda zaman zaman yapılan grevlerin, bir yere gidecek olmasam bile, beni nasıl huzursuz ettiğini bilen biri olarak söylüyorum, hapsedilmiş olmak dehşet verici bir duygu.
Gazze’ye yönelik ambargonun asıl amacı da bu, Foucault’un sözünü ettiği ‘büyük kapatılma; Gazze’yi 17. yüzyıl tımarhanesine çevirme.
Gazze’deki ilaç bağımlılığına ve artan aile içi şiddete bakınca, amaca da ulaşılmış gibi.
İşte bu şartlar altında vicdanlı kadınların ve erkeklerin Özgürlük Filosu insanlık adına çok önemli. Taşıdıkları malzemeden daha önemli olan, bizzat kendilerinin Gazze’ye girme niyeti. Büyük kapatılmayı aşma kararlılığı.
İsrail hükümetini telaşlandıran da bu, o yüzden ‘yardım malzemelerini bize verin, biz ulaşmasını sağlarız, yeter ki siz gelmeyin, Gazzeliler insanlığa dokunmasın’ diyor, çünkü özellikle Lübnan deneyiminden öğrendiklerini sandıkları bir şey var, psikolojik üstünlüğü kaybetmemek.”
Yukardaki satırların sahibi Radikal yazarı
Ayşe Karabat’ın da 30 Mayıs’taki yazısında da belirttiği gibi, Siyonizmin korku ve dehşet salarak psikolojik üstünlüğü elinde tutma gayreti. Son saldırı da göstermektedir ki, bunun için yapmayacağı şey yok gibi!
Özgürlüğü elinden alınmış Filistin halkı, on yıllardır kan gölüne dönmüş kendi topraklarında tutsak. Filistin açık hapishanesinde açlıkla, hastalıkla terbiye edilmek istenirken kendilerine ulaştırılmak istenen insani yardım gemisine de saldırdılar.
Gıda, ilaç gibi insani ihtiyaçları taşıyan bu gemi Filistin özgürlük savaşçılarının kendi sınırlarına açtıkları tünellerden değil, uluslararası sulardan geçiyordu. Emperyalizmin bölge jandarmalarından Siyonist İsrail,
İstanbul limanından hareket eden bu gemiye geçiş izni vermeyi bir kenara bırak herkesin gözü önünde korsan misali saldırıp katliam gerçekleştirebiliyor.
Katliamın gerçekleştirildiği gemi, yardımı taşıyanların ‘Gazze’ye Özgürlük Filosu’ adını verdiği Türkiye’nin “Mavi Marmara” isimli gemisi. Türkiye’nin bir savaş nedeni sayması gereken bir durumda cılız kınamaların dışında ne var ortada?
Başbakan’ın “
On minute” şovundan geriye ne kaldı?..