:: Yararlı Linkler
 
 Son Depremler (1875)
 Emekli Sandığı (1499)
 Sınav Sonuçları (1335)
 Motorlu Taşıtlar Vergisi (3286)
 İnternet Vergi Dairesi (1186)
 E-Devlet Türkiye (1142)
 SSK Hizmet Dökümü (1459)
 Tc Kimlik No Sorgulama (1249)



Artvin
Artvin

 


Mesaj Yaz       
  1. Ali Osman Akgül Web Sitesi 12 Kasım 2011 Cumartesi 12 Kasım 2011 Cumartesi

    Tüm Artvin e selamlar. İmza; bir dost.

  2. Yüksel Kocabaş 16 Ağustos 2011 Salı 16 Ağustos 2011 Salı

    Ülkemizin Ege Bölgesinde yaşayan biri olarak özellikle Doğu Karadeniz Bölgesini,bununda kendi içinde Artvin ve Rize yörelerini tanımak,insanlarıyla tanışmak o muhteşem doğasının tertemiz havasını koklamak içimde hep bir uhdedir.İnşallah ilkeriki zamanlarda dileğim gerçekleşir.Konaklama ve ulaşım konusunda pek bilgim yok.Özellikle sevgili Artvinliler aydınlatıcı bilgilerinizi bekliyorum.Herşeyin gönlünüzce olması dileğiyle ben denizide içinizden biri sayarak hoşça kalınız.

  3. ÖMER SEÇGİN 6 Haziran 2011 Pazartesi 6 Haziran 2011 Pazartesi

    bursada yaşayan bir şavşat çocuğu olarak siteye emeği geçenleri kutluyorum.köymüz hakkinda resimleri göremedim.o gibi şeyler konsa dahada ilgi çekici olur diyorum. saygilarimla...slm....

  4. Fevzi Torun 8 Mart 2011 Salı 8 Mart 2011 Salı

    7 MART ARTVİNLİLERİN ONURUDURHER KARIŞ TOPRAĞI KANLARIYLA SULANAN, ŞİMDİKİ KUŞAKLAR İÇİN ŞEHİT EDİLEN DEDELERİMİZE, NİNELERİMİZE LAYIK OLMAK İÇİN ARTVİN'E NELER YAPMALIYIZÇıkar ilişkilerini, bağnazlığı ve kardeş kavgasını tanımayan Artvin halkının birlik ve bütünlüğü, aralarındaki düşünce farkları ne olursa olsun dünde bugünde bozulmamıştır.Atalarımız, canları ve malları pahasına çekmiş oldukları 43 yıllık zulüm ve baskıya rağmen barışın,özgürlüğün ve demokrasinin ne demek olduğunu çok iyi anlamışlardır.Bizden önceki nesillerin cesur ve şerefli mücadelesinden örnek alarak, bağımsızlığımıza yönelen tehlikelere karşı durmak onurumuz ve görevimiz olmalıdır. Esaret yıllarında da egemen güçlerle işbirliği yapmadığı ve baskılara karşı başkaldırdığı için 7 Mart her Artvinlinin kutsal bayramı olarak kutlan-malıdır. Artvin jeopolitik konumu nedeniyle birçok savaşlara sahne olmuştur. Kafkasya'nın Anadolu'ya açılan kapısı durumundaki ilimiz çeşitli kültürlerin etkisinde kalmıştır. Bu bakımdan Artvin bugün ülke ölçeğinin çok üstünde kültürel değerlere sahiptir. Kültür mozayiğinin zenginliği, Artvinlilerin niteliklerini daha kolay geliştirmiş ve çağdaş kimliğine kavuşmasına ortam hazırlamıştır. Bu bakımdan her platformda göğsümüzü gere gere "Artvinliyiz" diyebiliyoruz. Bu yöreden olduğumuz için gurur duyuyoruz.7 Mart'ı kutladığımız bu günlerde, kurtuluşumuzu sağlayan dedelerimizin özverili direnişlerinin özünde, yukarıda vurguladığımız niteliklerinden kaynaklanmaktadır. En güç koşullarda en doğrusunu yapan Artvinliler 43 yıl süren esaretin sonunda kurtuluşu sağlayarak kendi topraklarında tutsaklıktan kurtulup , özgürlüğüne kavuşarak 7 Mart'ı bizlere armağan etmişlerdir.Nasıl ki, Artvin'i esaretten kurtarmak için "gönüllü komiteler" kurularak harekete geçilmişti, bugün de başka alanlarda harekete geçmemiz şarttır. İlimiz sorunlarına duyarlılık göstermek, bu yöre için canını bile veren dedelerimize layık olmak, her Artvinlinin görevidir. Bugün 7 Mart'larla övünmemiz yeterli değil, Artvin'e karşı sorumluluk duymamız gerekmektedir. DERELERİMİZİ SATTIRMAYACAĞIZ HES'LERE HAYIROrmanlar Orman İşletmesinin yanlış üretim ve kesimi yüzünden yok olmak üzeredir.Baraj dolayısıyla ilçe bağlantılı yollarımız yüz yıl öncesi yol güzergahlarına çekilerek bölge halkı adeta trafik canavarının kucağına itilmeye çalışılmaktadır. Artvin bölgesine tarih boyunca birçok devlet egemen olduğundan, bölgemizde gerçek bir arkeolojik araştırma yapılmadığı için yörenin tarihi geçmişi konusundaki bilgilerimiz yetersiz kanıtlara dayan-maktadır. Bu bakımdan bölge tarihinin büyük bir bölümü henüz karanlıklar içerisindedir.Ama ne yazık ki Artvin'in dışında öyle Artvinli kuşaklar oluşuyor ki, geçmişte dedelerinin bu kuşakların geleceği için şehit edildiği ve kanlarıyla sulandığı baba topraklarına bir kez bile gitmeyi istemiyorlar.O güzelim doğa parçasında doğup, şerefiyle geçim ve yaşam mücadelesi veren dedelerimizin, babalarımızın tarlalarını mera'ya çevirmeden, çocuklarımıza hatta torunlarımıza sevdirerek oraya onları çekecek alternatifler yaratmalıyız. Eğer bunu başaramazsak gelecekte Artvin unutulup gidecek ve geçmişte yitirilen bir bölge konumuna gelecektir.ï±Avrupanın en zengin bitki örtüsünün tabiatın tüm güzelliklerinin cömertçe sergilendiği serhat ilimizde olduğunu,ï±Türkiye'nin en derin ve en yüksek gölünün Artvin'de bulunduğunu,ï±Eski kilise kale ve köprü gibi birçok uygarlığın kalıntı ve izlerinin bulunduğu önemli bir anı şehri olduğunu,ï±Dört mevsimin belirgin olarak aynı anda görüldüğü, dağında kar var iken bağında nar yetiştirilen yurdumuzun ender yerlerinden birisi olduğunu, Rafting, dağ sporları ve yayla turizmi gibi birçok eğlence yeri ve turizm potansiyeline sahip olduğunu lütfen gençlerimize ve çocuklarımıza anlatalım.Artvin'in özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinin 89. yılı hepinize kutlu olsun. 07/03/2010 Fevzi Torun Araştırmacı - Yazar

  5. Fevzi Torun 8 Mart 2011 Salı 8 Mart 2011 Salı

    8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve Türkiye'deki Durumu1857 yılında, ABD'de dokuma işçisi kadınların daha insanca bir yaşam isteğiyle, eşitsizliğe ve ayrımcılığa, uzun ve insanlık dışı çalışma koşullarına karşı mücadeleye başladıkları 8 Mart, ilerleyen süreçte, tüm dünya kadınlarının kutladığı bir gün haline geldi.1857'den beri dünyanın birçok ülkesinde kutlanan bu gün 1977 yılındaki Birleşmiş Milletler genel toplantısında Kadın Hakları ve Uluslararası Barış günü olarak kararlaştırılmış ve kadınların haklarının verilmesinin dünya barışını güçlendireceği kabul edildi.Böylece 8 Mart Birleşmiş Milletler'e üye ülkelerde 'Uluslararası Kadın Günü' olarak kutlanmaya başladı.Osmanlı İmparatorluğu´nun ve Türkiye Cumhuriyeti´nin ilk kadın hakları savunucusu Halide Edip Adıvar olmuştur. Özellikle yayınladığı makaleleriyle ve İstanbul´da işgale karşı yaptığı konuşmalarıyla sadece kadın haklarını savunmakla yetinmedi ve Kuvayımilliye´yi destekledi. Türk kadınları bu protesto yürüyüşünde, kadın hakları için değil, vatanın istiklâli ve hürriyeti için yürüdüler.Kurtuluş Savaşı'na kadınlar yoğun biçimde katıldılar. Genç kız ve kadınlar elde silah bu savaşa katıldılar. Kadınlar, Kurtuluş Savaşı süresince kurulan Müdaafa-i Hukuk derneklerine doğrudan üye olarak katılmadılar. Bunun yerine ayrı ve sadece kadınları içine alan dernekler kurdular. 5 Kasım 1919'da, Sivas'ta, Anadolu Kadınları Müdaafa-i Vatan Cemiyeti'ni kurdular. Kurtuluş Savaşı'nda, Anadolu köylü kadınları geri hizmetlerde aktif rol oynayarak, cephane taşımada önemli rol almışlardır.Günümüz Türkiye'sinde Kadınların SorunlarıResmi kurumlar tarafından açıklanan istatistiklere göre, Türkiye'de kadın cinayetlerinde son 10 yıl içerisinde 1.450 oranında artış olmuşturTürkiye genelinde kadınların neredeyse yarısı şiddete maruz kalıyor. Uzmanlara göre ülke genelinde eşi veya eski eşi tarafından fiziksel şiddete maruz bırakılan kadınların oranı 9. Varoşlarda bu oran —'lere çıkıyor. Yaşadıkları fiziksel şiddeti kimseye anlatamayan kadınların oranı H.5. Herhangi bir sivil toplum örgütüne ve polis, savcılık dahil hiçbir kuruluşa başvurmayanların oranı ’. Şiddetin en yoğun yaşandığı bölgeler ise Doğu ve İç Anadolu bölgeleridir.Günümüzde de, çalışan kadınların yüzde 35'i tarım ve hayvancılık sektöründe, ücretsiz aile işçisi olarak sosyal güvenceden yoksun olarak çalışmaya devam etmektedirBunlarla birlikte, kadın ve erkek çalışanların ücret dengesizliği devam ediyor. Yapılan istatistiklerde, Küresel ve Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi'nde Türkiye 134 ülke arasında 129. sırada yer almıştır.2010 İstatistiklerine göre Türkiyede 5 ilin nufusu kadar doğu blokundan gelen kaçak bayan çalışmaktadır.Dağılan Bağımsız devletler topluluğundan ülkemize gelen kadınların birçoğu fuhuş tuzağına düşerek kendilerini pazarlamaya başlamışlar ve bu da Türkiye'de pek çok ailenin maddi ve manevi sıkıntılara düşmesi ile birlikte boşanmaların artmasına sebep olmuştur.Kız çocuklarının eğitiminin önündeki engeller•Okul ve dersliklerin yetersizliği; •Okulların yerleşim yerlerinden uzak olması ve birçok ailenin kız çocuklarının bu kadar yol gitmesini istememeleri; •Ailelerin, çocuklarını, fiziksel koşulları elverişsiz, örneğin tuvaletsiz, su şebekesi olmayan okullara göndermek istememeleri; •Birçok ailenin ekonomik güçlük içinde olması; •Ailelerin erkekleri kızlara göre önde tutan geleneksel önyargıları; •Çocukları evde yada başka bir işte çalıştırarak aile gelirine ek katkı sağlama eğilimi; •Birçok ailenin kızlarının bir an önce evlenmesini eğitimden daha önemli görmesi; Ülkemizde kadın haklarının geldiği nokta bakımından yasal birçok kazanımları olmasına karşılık, bu hükümlerin tam anlamı ile hayat bulduğunu söylemek de mümkün değildir.Uluslararasında kadınlar için gelişmiş hakların, kadınların erkeklere eşit şekilde sahip olduğu sosyoekonomik, siyasi ve yasal hakların tamamına kavuşmaları dileğim ile 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Kutlu olsun.Önemli Not: 1950 yılında Mersin'den Belediye Başkanı seçilen Müfide İlhan, Türkiye'nin ilk kadın belediye başkanı olarak bilinse de bu doğru değildir. 1930 yılında çıkarılan Belediye Yasası ile kadınlara da belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanınması ile aynı yıl Sadiye Hanım, Yusufeli'nin Kılıçkaya (eski adı: Ersis) kasabasında belediye başkanı seçilmişti ve dolayısı ile "Türkiye'nin İlk Kadın Belediye Başkanı" unvanı Müfide İlhan'ın değil, Artvin'in Yusufeli ilçesinden Ersisli Sadiye Hanım'ındır.Araştırmacı-YazarFevzi Torunfevzitorun@hotmail.com

  6. kenan 26 Kasım 2010 Cuma 26 Kasım 2010 Cuma

    1951 doğumluyum 1958 senesinde şavşat ilk okulundan mezun oldum bu beş yılda ilkokul arkadaşlarımı arıyorum adım kenan yaycılı beni tanıyanlar bana yazarlarsa sevinirim herkese selamlar

  7. Adnan ÖZTÜRK Web Sitesi 8 Eylül 2010 Çarşamba 8 Eylül 2010 Çarşamba

    Şair B. KARAKOÇ'un da dediği gibi biz de:"Nerde o eski bayram sularıNûr yüzlü büyükler, gül yüzlü çocuklarHangi gemilere binip gittilerPeşlerine takıp en tatlı rüzgârları?..Yerlerinde yeller esiyor eski evlerinVe bize göre değil yenileriNedir bu kopukluk, bu çaresizlikAnlatsın bize bunu birileri.Yazısı silinmiş paralar gibiGittikçe düşüyor kıymetimizYeryüzü heykeller bahçesidirVakte erişmiyor muhabbetimiz..Ulular çekilmiş birer ikişerÇocuklar köşede unutulmuş...Ne yapsak yüzümüz daha gölgeliAğlar içimizde bir yaralı kuş..Küskünler barışır, açlar doyardıBayram bir semboldü has yüreklereCamilerin içi dolup taşardı O namazlar, o cemaat nerede..Birisi kapatmış bu kapılarıGarip sığınacak bir yer bulamazMuhacir kuşlarla dolar deniz kenarlarıCümlesi bînamaz...Nerede o eski bayram sularıSevgiyle ışıyan, sevgiyle dirilenVe nûr yüzlüler, gül yüzlülerNereye gittiler ve neden?.."diyerek bir gönül muhasebesi yapıyor; özellikle Şavşatlı.com sitesi sakinleriyle birlikte, yöremizin ender şahsiyetlerinden, araştırmacı/şair/yazar Hamşioğlu Zafer Bey'in kıymetli şahsında bütün Hamşioğulları ailesinin ve Artvin/Şavşatlı hemşehrilerimizin bayramlarını kutluyor, Şavşat/Satlel'de olduğu gibi birilerince unutulan isimli-isimsiz tüm şehitlerimizin hatırlanması ve Türk-İslâm âleminin bu kara günlerden kurtulması için hayırlara vesile olmasını Yüce Mevlâ'dan duâ ve niyaz eylerim.

  8. İNSANLAR NEDEN BİRBİRLERİNE SOĞUK Merhabalar. Önce ben kendimi tanıtayım. Şavşat Tepeköyünün Şavul mahallesindenim. Yani bir zamanlar oralıydım. Şimdi ise 35yıdır İnegöl deyim. Emekli öğretmenim. Yazmayı çok severim. Bir roman, bir hikayeler , bir anılarım ve birde şiirler kitabım vardır. Ancak bastıramadım. Çünkü okuyan yok. Bu konuya neden değindim. Sitenizdeki kısa notları okurken kısa notlar arasında insanların birbirlerine karşı soğukluğundan dertleniyordu. Bu konuyu ben şöyle yorumluyorum: ben 65 yaşımdayım. Çocukluğumda mahallede bırak televizyonu, bir tane bataryalı radyodan başka radyo yoktu. O da sadece öğretmendeydi. Herkes akşamları orada toplanıp ajans dinliyorlardı. Çünkü kimsede radyo yoktu. Haberler bitince sohbet başlıyordu. Zamanla bataryalı radyo yerine pilli radyolar çıkınca kimse kimseye gitmemeğe başladı. Şunu hiç unutmam, bu sohbetler arasında bir gece ben de bulunmuştum. Birisi şöyle demişti:.bir zaman gelecek radyoda konuşanları biz de canlı olarak göreceğiz. O böyle değince bir başkası ona: hadi ulan tövbe tövbe, öğle şey olur mu? Bu mümkün mü? Evet zamanla televizyon çıktı. Sonra televizyonlar çıktı kimse kimseye gitmemeğe başladı. Bu da yetmiyormuş gibi şimdi de bilgisayarlar çıktı, ne ararsan orada var. Artık evdeki ansiklopedilere bile kimse bakmıyor. İşte bundan dolayıdır ki kimse kimseye gitmiyor. Gitmeyince de insanlar birbirlerinden soğumaya başladı daha doğrusu soğudu. Benim değerlendirmem böyle. Sizcede öyle deyilmi….??

  9. GÜL KAYA 9 Temmuz 2010 Cuma 9 Temmuz 2010 Cuma

    merhabalarben kayadibi köyünde bir zamanlar oturan lise arkadaşım pervin özdemir'i arıyorum 80/81 dönemi rize ticaret lisesi 6/B sınıfında birlikte okumuştuk.tekrar okul arkadaşlarımı arayıp bulmak ve bir araya gelebilmek isteğim tanıyosanız yardımcı olursanız sevinirim.abileri ismail ve sami özdemir lütfen ulaşırsanız email adresime not bırakın yada email adresimi iletirseniz sevinirimteşekkürler şimdiden

  10. ENVER ALTUN 2 Temmuz 2010 Cuma 2 Temmuz 2010 Cuma

    SEVGİLİ KÖYLÜLERİM, DOSTLARIM YADA AKRABALARIM, BEN TEMO HOCANIN KARDEŞİ VEZİR İN TORUNU, FİKO BİBİNİN YEĞENİ ENVER ALTUN...İMKANLARIMIZ NEDENİYLE HEPİMİZ TÜRKİYENİN DEMİYORUM, DÜNYANIN HERBİR YERİNE DAĞILMIŞ VE BİRBİRİMİZDEN UZAK KALMANIN ÜZÜNTÜSÜYLE HASRETİ YAŞAMAKTAYIZ. HEPİNİZİ BİR ŞAVŞAT LI OLARAK KUCAKLIYOR, SEVGİYLE YANAKLARINIZDAN ÖPÜYORUM. BULUŞMAK UMUDUYLA HEPİNİZİ SELAMLIYORUM. SAĞLICAKTA KALIN...ADANA DAN SIMSICAK SELAMLARIMLA 0532 4082369 gece_kusu_enver08@hotmail.com

Sayfa : 1 / 4



Ziyaretçi Defterinde Toplam 39 kayıt bulunmaktadır.

  Üye Adı
  Şifre:
Hatırla
    Üye Ol  |    Şifremi Unuttum

Online Üye Şuanda Yok


Toplam 66 Kişi sitede

Fatih Aytekin Fatih Aytekin
Türkiye'de neler oluyor?
Özen KIRAÇ Özen KIRAÇ
HİÇ BİLMEDİN (şiir)
Nevzer YILMAZ Nevzer YILMAZ
Kapitalizmde Kominüstlere Yaşam Şansı Yok


İsim Soyisim:
E-Posta:

 

Copyright © 2008-20011 Savsatli.Com
Tasarım ve Programlama 4T Web Studio Tarafından Yapılmıştır.
Untitled Document 03 Haziran 2011 tarihinden itibaren tekil giriş 16175 çoğul giriş 26904 bugün tekil giriş 46 çoğul giriş 48 toplam sayfa gösterimi 108199 online kullanıcı 6