Canım köyüm seni tüm dünyaya tanıtmak için elimden geleni yapıyorum.Ama öyle bir zaman gelecek ki bütün paylaşım sitelerinde senin adın resmin geçecek çünkü yanlız değilim seninin toprağınla yoğrulmuş veya sana sevdalanmış o kadar insan var ki...Allah birliğimizi dirliğimizi bozmasın.Hatoretlilere selam ve dua ile HATORETLİ SEDAT
Değerli Şavşatlılar değerli dostlarım Cılavuz İlköğretmen okulu mezunlarından,ileri veya geri dönemlerden olanlar isim olarak hatırmda bir çok akademisyen dostlarım,eğitimci öğretmen meslakdaşlarım düzgün insanlar;Sizlere düzgün yörelerden düzgün insanların yetiştiğini örnekleri olan sizlerden dolayı hatırlatır, sıhhat uzun ömür dilerken,Prof.Dr.Rahim Ocak için dua etmenizi de rica eder,merhuma Yüce Mevlamdan rahmet dilerim.
DURSUN ÖZDEDE'YE AÇIK MEKTUP Konuya girmeden önce kısaca Dursun Özdede'yi tanıyalım. Özdede; 1938'de Şavşat ilçesinin Atalar Köyü'nde doğdu.30 yıla yakın öğretmenlik yaptıktan sonra 1987 yılında emekli oldu.1990 yılında Şavşat'ı tanıtan küçük bir kitapçığı yayınlandı. Mart 2009 ayında da aşağıdaki eleştirilerime konu olan birinci kitapçığına güncel ilaveler yapılan "HER YÖNÜYLE ŞAVŞAT" adlı kitabı piyasaya çıktı. Sayın hocam Dursun Özdede; 2.kitabını ilk gördüğümde içinde Şavşat'la ilgili olarak benim bilmediğim birçok bilgi olabileceğini düşünerek çok sevindim. Heyecanla sayfalarını hızlı hızlı okumaya başladım. Sayfaları çevirdikçe tabir yerinde ise adeta "dağ fare doğurdu" misali hayal kırıklığına uğradım. Ölümsüzlüğe adım atmak, herkes tarafından yad edilip hiç unutulmamak düşüncesinin hayata geçirilmesinin bir yolu da kitap yazmaktır. Ancak kitabın içeriği çok önem taşımaktadır. Eğer içerisinde tarih, kültür değerleri, bilim adamları, şair ve yazarların isimleri geçiyorsa yazarken kılı kırk yarmak gerekiyor. Kitabınızda benim gibi yazılmayı haketmiş birçok insanı unuttuğunuz gibi, iyice araştırılıp somut belgelere dayanmayan ve okuyanların yanlış bilgilenmesine sebep olan kanıtlanmamış bazı tarih bilgilerini de görmek mümkündür. Saygıdeğer hocam; 1995 yılında Kültür Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğünün izni ve Marmara Üniversitesi Araştırma Fonu desteği ile Şavşat Yanlızçam silsilesi üzerinde yapılan yüzey araştırmalarında Huri ve Urartu topluluğunun Şavşat'ta yaşadıklarına dair bir bulguya rastlanmadığı belirtilmesine rağmen, kitabınızda onları da Şavşat'ta yaşamış ve üstelikte Türk topluluğu olarak yazıyorsunuz. Aslında insanları ırkından dolayı kategorize ederek, kendi ırkını diğer ırklardan üstün gibi göstermenin doğru bir yaklaşım olduğu görüşlerine katılmam da mümkün değildir. Huri ve Urartu'ların Şavşat'ta yaşadıklarına ait belge ve diğer kalıntıların elde edilmesine kadar bilgi ve iddia şeklinde Şavşat tarihine yazılması doğru olmadığı kanaatindeyim. Şavşat'ta ciddi bir şekilde arkeolojik araştırma yapılmadığı için bu bölgenin eski tarihi karanlıklar içerisindedir. Kitabınızın kültür ve turizm bölümlerinde benim dikkatimi çeken bir başka eksiklikte, Şavşat-Ardahan arasındaki eski geçit yolunu kontrol eden "KİREÇLİ KALESİ" ile, Söğütlü Mahallesinde bir bahçede bulunan 5 adet koç mezar taşları gibi birçok tarihi ve sanatsal değerlere yer verilmemesidir.. Değerli hocam; Şavşat Şenköy 1942 doğumlu, Araştırmacı-Yazar-Şair Secaattin Zenginoğlu'nu, 1959 Yağlı Köyü doğumlu Prof.Besim Özcan'ı, Armutlu Mah.1965 doğumlu Prof.Dr.Servet Turan'ı, 1966 Şavşat doğumlu Prof.Dr. Meriç Albay'la teşrifi mesainiz olmamış, ya da Şavşat dışında olmaları nedeniyle kitabınıza yazmayı unutmuş olabilirsiniz, peki ama beni nasıl unutursunuz? 1998 yılında Livane Dergisi ve 1999 yılında Özgür Şavşat Gazetelerinde Araştırmacı-Yazar kimliğimi kullanarak yaptığım duyuruda; "ŞAVŞATTA DİYALİZ MAKİNELERİ KURULMAZSA 32 BÖBREK HASTASI İÇİN ÖLÜM ÇANLARI ÇALIYOR" başlıklı yazılar yazarak bir kampanyanın başlamasına öncülük yaptım. Duyuru ilgili ve yetkililer tarafından ciddiye alınarak uzun bir çalışmalardan sonra Şavşat Devlet Hastanesine 6 yataklı diyaliz üniteleri kuruldu. Bu önemli sağlık sisteminin kurulmasında emeği geçenleri belki bilemeyebilirsiniz, ya da unutmuş olabilirsiniz. Ama, bir gün yolunuzun İnegöl'e düştüğü gün karşılaştığımızda sevgi ve saygı kuralları içerisinde özlemle kucaklaştığımız zaman bana karşı yaptığınız övgüleri ne çabuk unutmuşsunuz. Dört yıl araştırma yaparak yayınladığım "HER YÖNÜYLE ARTVİN" adlı kitabımla ilgili defalarca beni övüp kutlamanızı ben nasıl unutabilirim. Üstelik son kitabınızın ismi de benim kitabımın ismi gibi "HER YÖNÜYLE" başlaması acaba bir tesadüf müdür? Onu da bilemem tabi. Ben Kitabımın kaynakça bölümünde Dursun Özdede ismini yazdığım halde, acaba siz hiç mi hiç benim kitabımdan faydalanmadınız sayın hocam. Çalışmalarım sadece bunlardan ibaret mi dersiniz? Elbette ki hayır. Doğduğum Veliköy'de belki de Türkiye'de bir ilk, örnek olacak büyük bir araştırma yaptım.200 yıl içerisinde Veliköy'de yaşamış olan insanların soyağaçlarını çıkararak, "VELİKÖY'LÜLERİN SOYAĞAÇLARI" adı altında bir kitapçıkta köyümün hizmetine sundum. Geçmiş yıllarda İstanbul'da yayınlanmış olan ve tüm Artvin ve İlçelerine hitap eden "LİVANE DERGİSİ"nin Adapazarı ve İzmit bölge temsilciliğini yapmanın yanında, birçok sayısına da yazılar yazdım. Halen İnegöl'de günlük olarak çıkan "YILDIRIM" gazetesine ara sıra güncel yazılar yazmaktayım. Bunlardan birkaç tanesini size ekte gönderiyorum. Şu an yayın hayatını sürdüren "ŞAVŞAT'IN SESİ" gazetesine de çok az da olsa birkaç yazı yazdığımı hatırlıyorum. Bunun da bir örneğini size gönderiyorum. 1990'lı yıllarda Şavşat'ta yayınlanan "ÖZGÜR ŞAVŞAT" gazetesine de birçok köşe yazısı yazdım. Örnekleri bu yazımın ekindedir. Bunlardan başka, Şavşat ve köylerine ait web sitelerine devamlı siyasi ekonomik ve güncel yazılar yazmaktayım.(Google'den ismimi girerseniz birçok yazımı orada görebilirsiniz) Bütün bu çalışmalarımdan dolayı, Şavşat Belediye Meclisi Kararı ve başkan Adil Aydın (rahmetle anıyorum) imzasıyla adıma tanzim edilen "ONUR BELGESİ"nde aynen şöyle yazıyor: 'Sayın Fevzi Torun-Yazar. Yazmış olduğunuz eserlerinizle, ürettiğiniz fikir çalışmalarınızla, Şavşat kültürüne vermiş olduğunuz hizmetten dolayı, Şavşat Belediyesince "ONUR BELGESİ" verilmesiyle onurlandırıldınız' Değerli hocam; Şavşat'a yaptığım bu kadar katkılarımın göz ardı edilmeden hiç değilse bir kısmına kitabınızda yer verilmesini beklerdim. Sanırım neden bu kadar üzüldüğümü anlamışsınızdır. Fakat yakın akrabanız olan, Prof. Faruk Tokdemir ile Şavşat'ta aynı okulda öğretmenlik yaptığınız samimi arkadaşınız, şair-yazar Erdem Uzun'a da kitabınızda yer vermemeniz bile beni teselli edemedi sayın hocam. Saygılarımla Fevzi Torun Araştırmacı-Yazar 0533 424 76 11 fevzitorun@mynet.com fevzitorun@hotmail.com
Sizler vasıtasıyla, uzakta olmamdan dolayı, özlediğim vatanım ve insanlarına Adana dan sımsıcak selamlarımı yollamaktan gurur duyuyorum. Siz sevgili dost ve arkadaşlarıma en derin sevgilerimi sunarım. ADANA SGK İL MÜD. 0322 3630191, 0532 4082369. gece_kusu_enver08@hotmail.com
Mahmut adlı zat felaketten idoolojik mesajı sen algılıyorsun çünkü 5 kişinin öldüğü olay felaket değil cinayettir.hemde savunduğuğun hükümettir.hala komnistler suçlamasına sığınan sen bunu algılıyamazsın.ben 47 senedir o derenin kenarında yaşıyorum,o setler yoktu ve hiç can kaybıda yoktu.sen nerede yaşıyorsun bilmiyorum.olay yerini incele,benim gibi betonları elle ufala,setlerin yukarısına bak bir ağaç dahi yıkılmadğını gör.otur ön yargıdan arınarak düşün ondan sonra yorum yap.başkan seçileli3ay olmuşken herhalde setleri o yaptırmamıştır .o olay bir feleket değil cinayettir.hemde hükümet.devlet su işleri ve onların yandaşı iş yapanındır.bakalım hükümetin onu kurtataracakmı.
Canım köyüm seni tüm dünyaya tanıtmak için elimden geleni yapıyorum.Ama öyle bir zaman gelecek ki bütün paylaşım sitelerinde senin adın resmin geçecek çünkü yanlız değilim seninin toprağınla yoğrulmuş veya sana sevdalanmış o kadar insan var ki...Allah birliğimizi dirliğimizi bozmasın.Hatoretlilere selam ve dua ile HATORETLİ SEDAT
MERHAB VELİKÖYÜ DERNEK KURUCULARI VE KÖY HALKINA SELAM OLSUN SİTEMİZ ÇOK GÜZEL OLMUŞ. DAHA İYİ OLMASINI DİLERİM HERKESE HAYIRLI GÜNLER DİLERİM.
Merhaba Şavşatlılar, Kuru fasulye yemeğine koyduğunuz ÇEMEN BİBER isimli baharattan arıyorum. Yardımcı olurmusunuz?
Guzel memleketimin guzel insanlarina amerikadan kucak dolusu selamlar.koyum carati cok ozledim.beni taniyan veya tanimayan herkese selamlar...
sitenizi çok beğendim ama meşeli köyündeki alabalık tesisi hakkında resim atmanız lazım iyi günler.
merhabalr siteyi yapandan allah razı olsun hemserilerim
Değerli Şavşatlılar değerli dostlarım Cılavuz İlköğretmen okulu mezunlarından,ileri veya geri dönemlerden olanlar isim olarak hatırmda bir çok akademisyen dostlarım,eğitimci öğretmen meslakdaşlarım düzgün insanlar;Sizlere düzgün yörelerden düzgün insanların yetiştiğini örnekleri olan sizlerden dolayı hatırlatır, sıhhat uzun ömür dilerken,Prof.Dr.Rahim Ocak için dua etmenizi de rica eder,merhuma Yüce Mevlamdan rahmet dilerim.
DURSUN ÖZDEDE'YE AÇIK MEKTUP Konuya girmeden önce kısaca Dursun Özdede'yi tanıyalım. Özdede; 1938'de Şavşat ilçesinin Atalar Köyü'nde doğdu.30 yıla yakın öğretmenlik yaptıktan sonra 1987 yılında emekli oldu.1990 yılında Şavşat'ı tanıtan küçük bir kitapçığı yayınlandı. Mart 2009 ayında da aşağıdaki eleştirilerime konu olan birinci kitapçığına güncel ilaveler yapılan "HER YÖNÜYLE ŞAVŞAT" adlı kitabı piyasaya çıktı. Sayın hocam Dursun Özdede; 2.kitabını ilk gördüğümde içinde Şavşat'la ilgili olarak benim bilmediğim birçok bilgi olabileceğini düşünerek çok sevindim. Heyecanla sayfalarını hızlı hızlı okumaya başladım. Sayfaları çevirdikçe tabir yerinde ise adeta "dağ fare doğurdu" misali hayal kırıklığına uğradım. Ölümsüzlüğe adım atmak, herkes tarafından yad edilip hiç unutulmamak düşüncesinin hayata geçirilmesinin bir yolu da kitap yazmaktır. Ancak kitabın içeriği çok önem taşımaktadır. Eğer içerisinde tarih, kültür değerleri, bilim adamları, şair ve yazarların isimleri geçiyorsa yazarken kılı kırk yarmak gerekiyor. Kitabınızda benim gibi yazılmayı haketmiş birçok insanı unuttuğunuz gibi, iyice araştırılıp somut belgelere dayanmayan ve okuyanların yanlış bilgilenmesine sebep olan kanıtlanmamış bazı tarih bilgilerini de görmek mümkündür. Saygıdeğer hocam; 1995 yılında Kültür Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğünün izni ve Marmara Üniversitesi Araştırma Fonu desteği ile Şavşat Yanlızçam silsilesi üzerinde yapılan yüzey araştırmalarında Huri ve Urartu topluluğunun Şavşat'ta yaşadıklarına dair bir bulguya rastlanmadığı belirtilmesine rağmen, kitabınızda onları da Şavşat'ta yaşamış ve üstelikte Türk topluluğu olarak yazıyorsunuz. Aslında insanları ırkından dolayı kategorize ederek, kendi ırkını diğer ırklardan üstün gibi göstermenin doğru bir yaklaşım olduğu görüşlerine katılmam da mümkün değildir. Huri ve Urartu'ların Şavşat'ta yaşadıklarına ait belge ve diğer kalıntıların elde edilmesine kadar bilgi ve iddia şeklinde Şavşat tarihine yazılması doğru olmadığı kanaatindeyim. Şavşat'ta ciddi bir şekilde arkeolojik araştırma yapılmadığı için bu bölgenin eski tarihi karanlıklar içerisindedir. Kitabınızın kültür ve turizm bölümlerinde benim dikkatimi çeken bir başka eksiklikte, Şavşat-Ardahan arasındaki eski geçit yolunu kontrol eden "KİREÇLİ KALESİ" ile, Söğütlü Mahallesinde bir bahçede bulunan 5 adet koç mezar taşları gibi birçok tarihi ve sanatsal değerlere yer verilmemesidir.. Değerli hocam; Şavşat Şenköy 1942 doğumlu, Araştırmacı-Yazar-Şair Secaattin Zenginoğlu'nu, 1959 Yağlı Köyü doğumlu Prof.Besim Özcan'ı, Armutlu Mah.1965 doğumlu Prof.Dr.Servet Turan'ı, 1966 Şavşat doğumlu Prof.Dr. Meriç Albay'la teşrifi mesainiz olmamış, ya da Şavşat dışında olmaları nedeniyle kitabınıza yazmayı unutmuş olabilirsiniz, peki ama beni nasıl unutursunuz? 1998 yılında Livane Dergisi ve 1999 yılında Özgür Şavşat Gazetelerinde Araştırmacı-Yazar kimliğimi kullanarak yaptığım duyuruda; "ŞAVŞATTA DİYALİZ MAKİNELERİ KURULMAZSA 32 BÖBREK HASTASI İÇİN ÖLÜM ÇANLARI ÇALIYOR" başlıklı yazılar yazarak bir kampanyanın başlamasına öncülük yaptım. Duyuru ilgili ve yetkililer tarafından ciddiye alınarak uzun bir çalışmalardan sonra Şavşat Devlet Hastanesine 6 yataklı diyaliz üniteleri kuruldu. Bu önemli sağlık sisteminin kurulmasında emeği geçenleri belki bilemeyebilirsiniz, ya da unutmuş olabilirsiniz. Ama, bir gün yolunuzun İnegöl'e düştüğü gün karşılaştığımızda sevgi ve saygı kuralları içerisinde özlemle kucaklaştığımız zaman bana karşı yaptığınız övgüleri ne çabuk unutmuşsunuz. Dört yıl araştırma yaparak yayınladığım "HER YÖNÜYLE ARTVİN" adlı kitabımla ilgili defalarca beni övüp kutlamanızı ben nasıl unutabilirim. Üstelik son kitabınızın ismi de benim kitabımın ismi gibi "HER YÖNÜYLE" başlaması acaba bir tesadüf müdür? Onu da bilemem tabi. Ben Kitabımın kaynakça bölümünde Dursun Özdede ismini yazdığım halde, acaba siz hiç mi hiç benim kitabımdan faydalanmadınız sayın hocam. Çalışmalarım sadece bunlardan ibaret mi dersiniz? Elbette ki hayır. Doğduğum Veliköy'de belki de Türkiye'de bir ilk, örnek olacak büyük bir araştırma yaptım.200 yıl içerisinde Veliköy'de yaşamış olan insanların soyağaçlarını çıkararak, "VELİKÖY'LÜLERİN SOYAĞAÇLARI" adı altında bir kitapçıkta köyümün hizmetine sundum. Geçmiş yıllarda İstanbul'da yayınlanmış olan ve tüm Artvin ve İlçelerine hitap eden "LİVANE DERGİSİ"nin Adapazarı ve İzmit bölge temsilciliğini yapmanın yanında, birçok sayısına da yazılar yazdım. Halen İnegöl'de günlük olarak çıkan "YILDIRIM" gazetesine ara sıra güncel yazılar yazmaktayım. Bunlardan birkaç tanesini size ekte gönderiyorum. Şu an yayın hayatını sürdüren "ŞAVŞAT'IN SESİ" gazetesine de çok az da olsa birkaç yazı yazdığımı hatırlıyorum. Bunun da bir örneğini size gönderiyorum. 1990'lı yıllarda Şavşat'ta yayınlanan "ÖZGÜR ŞAVŞAT" gazetesine de birçok köşe yazısı yazdım. Örnekleri bu yazımın ekindedir. Bunlardan başka, Şavşat ve köylerine ait web sitelerine devamlı siyasi ekonomik ve güncel yazılar yazmaktayım.(Google'den ismimi girerseniz birçok yazımı orada görebilirsiniz) Bütün bu çalışmalarımdan dolayı, Şavşat Belediye Meclisi Kararı ve başkan Adil Aydın (rahmetle anıyorum) imzasıyla adıma tanzim edilen "ONUR BELGESİ"nde aynen şöyle yazıyor: 'Sayın Fevzi Torun-Yazar. Yazmış olduğunuz eserlerinizle, ürettiğiniz fikir çalışmalarınızla, Şavşat kültürüne vermiş olduğunuz hizmetten dolayı, Şavşat Belediyesince "ONUR BELGESİ" verilmesiyle onurlandırıldınız' Değerli hocam; Şavşat'a yaptığım bu kadar katkılarımın göz ardı edilmeden hiç değilse bir kısmına kitabınızda yer verilmesini beklerdim. Sanırım neden bu kadar üzüldüğümü anlamışsınızdır. Fakat yakın akrabanız olan, Prof. Faruk Tokdemir ile Şavşat'ta aynı okulda öğretmenlik yaptığınız samimi arkadaşınız, şair-yazar Erdem Uzun'a da kitabınızda yer vermemeniz bile beni teselli edemedi sayın hocam. Saygılarımla Fevzi Torun Araştırmacı-Yazar 0533 424 76 11 fevzitorun@mynet.com fevzitorun@hotmail.com
Sizler vasıtasıyla, uzakta olmamdan dolayı, özlediğim vatanım ve insanlarına Adana dan sımsıcak selamlarımı yollamaktan gurur duyuyorum. Siz sevgili dost ve arkadaşlarıma en derin sevgilerimi sunarım. ADANA SGK İL MÜD. 0322 3630191, 0532 4082369. gece_kusu_enver08@hotmail.com
Mahmut adlı zat felaketten idoolojik mesajı sen algılıyorsun çünkü 5 kişinin öldüğü olay felaket değil cinayettir.hemde savunduğuğun hükümettir.hala komnistler suçlamasına sığınan sen bunu algılıyamazsın.ben 47 senedir o derenin kenarında yaşıyorum,o setler yoktu ve hiç can kaybıda yoktu.sen nerede yaşıyorsun bilmiyorum.olay yerini incele,benim gibi betonları elle ufala,setlerin yukarısına bak bir ağaç dahi yıkılmadğını gör.otur ön yargıdan arınarak düşün ondan sonra yorum yap.başkan seçileli3ay olmuşken herhalde setleri o yaptırmamıştır .o olay bir feleket değil cinayettir.hemde hükümet.devlet su işleri ve onların yandaşı iş yapanındır.bakalım hükümetin onu kurtataracakmı.
Ziyaretçi Defterinde Toplam 27 kayıt bulunmaktadır.